Ana Sayfa » Drama » Yılın Ödül Avcısı: La La Land / Aşıklar Şehri

Yılın Ödül Avcısı: La La Land / Aşıklar Şehri

Ağustos ayında, Venedik Film Festivali’nde galası yapıldığından beri büyük yankı uyandıran bir film La La Land. O günden beri katıldığı tüm prestijli festivallerden ödüllerle dönmesi, eleştirmenler, dergiler, kuruluşlar tarafından ödüllendirilmesi, Altın Küre’de tozu dumana katması derken Oscarlar da geldi çattı. Akademi tarafından dün itibariyle açıklanan adaylıklara göre de film, Titanic ve All About Eve filmlerinden sonra 14 dalda adaylık yakalayan 3. film oldu.

Yönetmen Damien Chazelle’nin 3. uzun metrajlı filmi olan La La Land, insanları mutlu hissettirip umut aşılayan 50’li yılların müzikallerinden ilhamla çekilmiş. Birdenbire dans edip şarkı söyleyen insanlar, ne zorluk olursa olsun pembe panjurlu hayaller kurmaya engel olmayan bir atmosfer…

Film, caz piyanisti olmak için çabalayan Sebastian ve oyunculuk için yanıp tutuşan Mia’nın çevresinde dönüyor. Öncesinde barışmayan yıldızlar, sonradan başlayan tutkulu aşk ve hayallerin peşine savrulan hayatlar…

Sebastian rolünde karşımıza çıkan Ryan Gosling tartışmasız son dönem sinemasının en başarılı genç aktörlerinden. Sağlam ve akıllı adımlarla şekillendirdiği kariyerinde pek çok farklı rolün de üstesinden geldiğini kanıtlamış bir oyuncu.
Mia rolünde ise benzer başarının kadın kahramanlarından biri olan Emma Stone yer alıyor. Koca koca gözleriyle romantik filmlere çok yakışan havası ve hafif fettan halleriyle Gosling ile de çok uyumlu bir kimyası var. Lakin tüm o sevimli ve çapkın duruşuna rağmen Ryan Gosling’in üzerine tam da oturmuyor romantik erkek halleri. Ne kadar uyumlu olsalar da (bu filmde) tutku bir noktada kırılıyor.

Filmde müzikler, kostümler, renkler oldukça göz alıcı. Kaldı ki; senaryonun incelikli olmadığını, dansın ve müziğin şatafatıyla bu eksikliğin kapatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Ancak Sezar’ın hakkı Sezar’a; Chazelle’in kurgusu o denli başarılı ki; sizin filmden düşmenizi engelleyen bir dinamik var filmde.
Filmin bir handikabı da; müzikal ve dram arasında sıkışmış hali. Zaman zaman o dengesizlik göze çarpmıyor değil. Lakin filme kötü demek insanı taş eder. La La Land izlerken keyif veren, göz alan bir film. Ha, bu kadar ödül bu kadar gürültü yerli yerinde mi derseniz; işte orası tartışmaya açık bence. (:

İyi seyirler!

Seda Yıldız

Seda Yıldız

' Sinema, erkek bakış açısıyla yazılmış kadın tarihidir. ' / Godard
Seda Yıldız

Bir de Buna Bakalım

Fatih Akın’ın Cannes’dan Ödülle Dönen Filmi In The Fade’den İlk Fragman

Fatih Akın’ın Cannes’da gösterilen 4. filmi olan ve yarışma kapsamında yer alan Aus Dem Nichts …

Bir Cevap Yazın