Ana Sayfa » Genel » Sinema mı Kitap mı?

Sinema mı Kitap mı?

Medeniyetlerin ve uygarlığın temel taşı kitabın; geçmişin, şimdinin ve geleceğin yapı taşı kitabın önemi tartışılmazdır. Her zaman star pop olan kitap, en kötü ve değersiz yüzyılını yaşıyor. Kitap, yüreğinin derinliklerine kadar değersizleşme hançerini yememişti. Kitap, hiç bu kadar süs eşyasına dönüşmemişti. Kitap, hiç bu kadar menfaatler için kullanılmamıştı. Kitap, hiç bu kadar ihaneti görmemişti.

Kitap, kendi yörüngesinde yavaşlaması yetmiyormuş karşısına genç, dinamik ve kuşatıcı sinema çıktı. Genç ve dinamik sinema kitaptan beslenmese de insana özgü tavrıyla veli nimeti kitaba nankörlük etmekte beri durmuyor.

İşte soru: SİNEMA MI KİTAP MI? tercihiniz hangisi ve neden? Günümüzün en hassas sorusu olduğu kadar önemli ve üzerinde ciddiyetle durulması gerekiyor. Kitap, sinema ilişkisi nasıl olmalı? Sinema gerçekten kitaba karşı nankörlük içinde mi? Sinema seyircisi mi yoksa kitap okuyucusu mu niteliklidir? Gibi çoğatılabilecek soruları sınırlı tutarak izaha geçebiliriz.

En masum haliyle sinema kitabın devamı ve açılımıdır. Sinema kitabın görsel versiyonudur. Yani kitap yazılı, sinema görsel olmak üzere iki farklı şekilde insana hizmet etmeye çalışan kardeşlerdir. Bu kardeşler çok sıkı fıkıdır. Çünkü ikisinin de amacı, hedefi aynıdır. Varmaya çalıştıkları menzil aynıdır. Sadece yolları ve yöntemleri farklıdır. Etki düzeyleri değişmektedir. İkisinin bir arada değerlendirerek Kaf dağına yolculuğu hem zevkli hem de sağlıklıdır. Ama birbirinden ayrıldıkları zaman ya da yanlış kişilerin eline geçtiklerinde de çok tehlikeli ikizlere dönüşebilirler.

Sinema görselliğiyle kitaba fark atsa da aslında kitaba giden yolu açmaktadır. Kitaba eğilimleri artırmayı amaçlamaktadır. Sinema, kitabın anlaşılması zor dünyasına ışık tutarak ve gölgede kalmaması gereken bölgeleri aydınlatmaktadır. Bu hem okuyucu hem de izleyici için bir fırsattır. İkisi de heyecanlandırır. İkisi de düşündürür. İkisi de ağlatır. İkisi de insanı etkiler. İkisi de insanı değişime, güzele, iyiye davet eder.

Olması gereken bu. Peki, algılanan nedir? Algılanan tersi yöndedir. Kitap, zayıflatılarak, sinema ön plana çıkarılmaktadır. Çünkü sinema herkese hitap etmesiyle değeri düşmektedir. Değerli olan ama değersizleşen sinema iktidarların toplumu uyutma aracı haline dönüştürüldü. Böylece sinema insanları basit ve yüzeysel yönlerine hitap eder oldu. Sinema düşünmeyi sevmeyen, eğlence peşinde koşanlara kurban edildi. Sinema, zamanı tüketmek için yol arayanlara aracı haline getirildi. Sinema, edebiyatın, felsefenin ve sanatı düşmanı gibi lanse edildi. Sinema üzerinden kitabın önemi azaltıldı. Halbuki sinema insanı aydınlatan bir araç olması gerekirdi. Ancak sinema kültürel sömürü aracı oldu. Böylece sinema kültürel savaşların önemi bir silahı olarak kullanılmaya başlandı.

Kitaptan beslenen sinema, kitap okumayan seyirciyle buluşunca zaten kitaba karşı ön yargılı olanlar tamamen kitaba gerek duymadılar. Zavallılar sinemayla kitabı bir sandılar. Sinemanın yüzeyselliğini ve kitabın derinliğini fark edemediler.

Sinemanın nitelikli seyircisi aynı zamanda iyi kitap okuyucusudur. Kitaptan bağımsız olarak sinema hiçbir zaman anlaşılamaz. Anlaşılan yarımdır. Eksiktir, yanlıştır. Kitap okuyucusu, sinemanın dilini daha kolay çözümler, sinemadaki kodları daha kolay fark eder. Bunun dışındaki seyirciler işi eğlenceye, zaman geçirmeye çevirirler. Basit insan her zaman basittir. Mekanın ve nesnenin değişmesine gerek yoktur.

Kitap ve sinemayı beraber okuyabilenler hayata dair söyleyeceği sözü olanlar sınıfındadır. İkisini beraber okuyanlar amaç ve hedefi olanlardır. İkisini beraber okuyanlar arayışı olanlardır. İkisini beraber okuyanlar dertleri olanlardır. İkisini beraber okuyanlar uykusu kaçanlardır.

Osman Tatlı

osmantatli@gmail.com

www.osmantatli.com.tr

 

Bir de Buna Bakalım

Her Güne Bir Film Posteri

Grafik sanatçısı Pete Majarich, herkesçe bilinen ya da bağımsız olan film posterlerine yaptığı minimal çalışmalarla …

Bir Cevap Yazın