Son Dakika!
Ana Sayfa » Drama » Öteki / The Double (2013)

Öteki / The Double (2013)

Yönetmenliğini Richard Ayoade’nin yaptığı film, Rus yazar Fyodor Dostoyevski’nin aynı adlı novellasından (kısa roman) uyarlanmış. Ayoade hikayeyi olduğu gibi değil de kendi bakış açısıyla değerlendirdikten sonra sinemaya aktarmış. Böylelikle Dostoyevski’nin edebi yoğunluğu ile izleyici boğmaktan kaçınarak, konuyu hafifletip görsel anlatımı fazlalaştırarak çok doğru bir hamle yapmış. Düşündürücü ancak yorulmadan izlenen bir film çıkmış ortaya. Komedi unsurları barındırsa da; taşıdığı gerilim ile kara komedi olarak adlandırılması daha doğru sanırım.

Yönetmen ilk filmi Submarine’de olduğu gibi yine bir kimlik bunalımını çıkış noktası olarak alıyor. Hangi zamanda geçtiğini tahmin edemediğimiz bir tarihsel dilimde , Simon isimli kahramanımızın başına tuhaf olaylar silsilesi geliyor. Simon James adındaki kişiyi silik bir karakter olarak izlerken; bir sabah kendisini yıllardır çalıştığı iş yerinde kim olduğunu kanıtlamaya çalışırken görüyoruz. Ilginç olan ise; kendisinin her anlamda kopyası olan James Simon aynı gün aynı yerde işe başlıyor. Ve kısa sürede popüler bir kişilik haline gelmekle kalmayıp Simon’un tutkun olduğu Hanna’nın da gönlünü çalıyor. Tüm bu yaşananların içinden çıkamayan Simon’a delirmekten başka çare kalmıyor…

image

Fiziksel olarak tıpatıp aynı iki adam, bir varlığın iki eşit parçasını oluşturuyor. Karakter olarak sahip oldukları zıtlıklar aslında birbirini puzzle parçaları gibi tamamlıyor. Ancak Eisenberg’in oldukça iyi oyunculuğu bize karakterlerden birinin, bir diğerinin alter egosu olduğunu da gösteriyor. Ve şizofrenik hali bize çok güzel izletiyor.

Senaryo güçlü bir metin üzerinde duruyor. Ele alınan hikayenin kurgusu da etkileyici bir atmosfer içinde, Ayoade’nin kusursuz yönetmenliği ile yükseliyor. Oyuncu seçimi çok iyi yapılmış. Ve görüntü yönetmeni de büyük cümleler hak edecek kadar iyi bir iş çıkarmış.

Jesse Eisenberg bu filmde daha önce oynadığı bir çok rolün benzerini canlandırıyor bir bakıma. Tek farkla; bu sefer bir filmde iki rolü var. Iki farklı rolün altından başarıyla kalkarken, kendine oyuncu olarak yaptığı yeri sağlamlaştırdığını da gösteriyor.
Mia Wasikowska da filmde sırıtmayan, başarılı bir performans ile göz dolduruyor. Bence içinde bulunduğu jenerasyonun en iyi aktrislerinden biri.

Filmde diğer rollerde Sally Hawkins, Chris O’Dowd, Wallace Shawn, Paddy Considine, Craig Roberts, Noah Taylor görülüyor.

Richard Ayoade, Dostoyevski ve Kafka arasında bir kimya yakalayıp bunu metne ve perdeye ütopik bir atmosfer içinde dökmüş. Submarine ile yakaladığı başarı kesinlikle tesadüf değil, göreceksiniz.

Eğer izlediyseniz ya da fikir sahibiyseniz aynı yıl içinde vizyona giren Dennis Villeneuve yönetmenliğindeki Enemy/Düşman filmi ile büyük benzerlik gösteriyor The Double. Ayrıca Düşman da ünlü yazar Jose Saramago’nun bir romanından uyarlanmış. Bu filmde de başarılı aktör Jake Gyllenhaal kendisine ikizi kadar benzeyen bir adamın ortaya çıkmasıyla bunalıma giren bir üniversite hocasını canlandırıyor. Iki filmdeki senaryonun da yönetmenliğin de temiz bir şekilde kotarıldığını düşünüyorum. Evet, benzerlik muazzam; The Double senaryo olarak bir adım önde.

Kitapla ilgili olarak konuşursak; Dostoyevski’nin bu romanı ülkemizde Öteki ve Ikiz isimleriyle bir çok farklı yayınevi tarafından yayınlandı. Kitapta Doppelganger hastalığından muzdarip bir memurun hikayesi anlatılıyor. Doppelganger kişinin benzeri, tıpkısı anlamına gelerek aslında insanın alter egosunu temsil ediyor. Ki; bu konu Rus edebiyatında başta Gogol olmak üzere pek çok yazar tarafından sıklıkla eserlere konu edilmiştir.

Dostoyevski romanda, bireyin dünyasını içten dışa doğru kurarken bilimcin parçalanmasını ve bu parçalanan tarafın kurduğu dünyanın ne kadar tuhaf ve tehlikeli olabileceğini anlatıyor. Kitap edebiyat çevrelerini tıpkı anlattığı hikaye gibi ikiye bölüyor. Bir kısım bunu yazarın başarısız bir denemesi olarak görüyorken , bir kısım ise hayran bırakan bir eser olarak yorumluyor.

image

Kitap uyarlamalarını seviyor ve uyarlanan kitaplara da göz atıyorsanız mutlaka öneririm. Keyifli okumalar ve iyi seyirler!

Seda Yıldız

' Sinema, erkek bakış açısıyla yazılmış kadın tarihidir. ' / Godard
Seda Yıldız

Bir de Buna Bakalım

Guy Ritchie’den Yeni Nesil Alaaddin

Çoğumuzun çocukluğunun ve ilk gençliğinin klasikleşmiş Disney masalları, filmleri günümüz yönetmenleri tarafından birer birer yeniden …

Bir Cevap Yazın