Son Dakika!
Ana Sayfa » Genel » Bu (Film) Bir Pipo (Katman) Değildir!

Bu (Film) Bir Pipo (Katman) Değildir!

Rene Magritte tablosu. Tablodaki pipo resminin altında, “Bu bir pipo değildir” yazmaktadır.

 

   Her uğraş alanının olduğu gibi sinemanın da kendine özgü bir dili vardır. Yönetmenler, senaristler, oyuncular, eleştirmenler ve bu işin içinde başka kimler varsa işte onlar ortaklaşa bir dil kurmuşlardır. Bu kurulu olan dil yapısının beslendiği bir terminoloji olur. Zengin terimli dil alanları o dili geliştirir. Sürekli kullanılan terimler ise o alanın anlatım olanaklarını kısıtlar, kısırlaştırır, yavanlaştırır. Hele bir terim ezbere, yerleşik bir durumu kotarma aracına dönüştüyse, atın gitsin!

   “Katman” sözcüğü sinemanın artık kurtulması gereken bir kelimedir. Bir daha hiç kullanmamak gerektiğini söylemiyorum elbette. Bu ezberlenmiş, taşlaşmış kelimeyi esaretinden kurtaralım, onu olur olmaz ortaya atıp bilgiçlik taslamayalım, hem kendi sinema sanatı ufkumuza hem de bunun kaynağı olan dilin bir parçasına yazık etmeyelim, diyorum.

   Bu kelime artık iyi filmle-vasat ve vasat altı filmleri birbirinden ayırt edebilmemize engel teşkil eder hale gelmiştir. Bir yönetmen bir filminde araya üç beş cümle, birkaç manzara, biraz rol tripleri koyuverince, yapıtı “çok katmanlı bir film” ilan ediliyor. Bu da o film çok iyi demek oluyor. Ne kadar çok katman o kadar iyi film. Filmleri atmosfer tabakasına çevirdik! Filmden anlamayan sözde eleştirmenler için de katmanlı katmanlı konuşmak, günü kurtarmanın altın kuralı olmuş (bu kelimeyi yeri geldiğinde kullananlar lütfen üzerlerine alınmasınlar).

   Çok anlamlılık, çok boyutluluk, türetilebilir düşünceler gibi manaları ortak ve kısa bir adla aynı potada eritip, etkileyici bir kabukla kaplamak = katmanlamak! Anlatımı kuvvetlendirmek elbette ki önemlidir. Az söz söyleyip çok şey ifade etmek, sözün de etkin olanını seçmek herkesin harcı değildir. Ama etkili bir ifadenin zannımca olmazsa olmazlarından ikisi, tekrara düşmemek ve ezberlerden kaçınmaktır. Bugün en yetkin görünen eleştirmeninden benim gibi en amatörüne; en iyi yönetmeninden en iyi görünenine; ve hatta tüm sinemaseverlere dahi bela niyetine sirayet etmiştir bu kelime.

   Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ı da çok katmanlıdır o halde, Kafka’nın eserleri de, Magritte’in tabloları da… Aslolan “katman”la kastedilen her bir açının kavranabilmesi ve ortaya serilebilmesidir. Bu kelime bugün artık kolaya kaçmanın Sinemaca’sıdır. Sinemaya bu kötülüğü yapmayalım.

Kadir Demiryürek

İstanbul'da doğdu, Ankara'da büyüdü. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden mezun oldu. Toplumun onayladığı hiçbir vasfa sahip değil. Hiçbir yerde çalışmıyor.
Kadir Demiryürek

Latest posts by Kadir Demiryürek (see all)

Bir de Buna Bakalım

Atomic Blonde ve Bir Pazartesi Şarkısı

İyi desem iyi değil, kötü desem kötü değil filmlerden biri de Atomic Blonde oldu benim …

Bir Cevap Yazın