Son Dakika!
Ana Sayfa » Genel » Bir Yönetmen: Christopher Nolan

Bir Yönetmen: Christopher Nolan

2014 yılının merakla beklenen filmlerinden biri olan Interstellar / Yıldızlararası’nın vizyona girdiği şu günlerde bir Nolan yazısı yazmadan olmazdı.

Christopher Nolan 1970 doğumlu bir İngiliz. (Hollywood’da da Dahi Prens olarak aldığı lakabı bu asil kana borçlu sanırım.) Dünyada çok büyük bir hayran kitlesi olan, filmleri heyecanla beklenen ve hatta çoğunluğun “ne çekse gözü kapalı izlerim” dediği yönetmenlerden biri. Babası reklam yazarı olduğu için çok küçük yaşlarda onun kamerası ve çevresi sayesinde sinemayla tanışmış. Ve 8 yaşındayken de gerçeküstü bir kısa film olan Tarantella’yı çekmiş.
İngiliz Edebiyatı okurken, okulunda sinemayla ilgili nerdeyse tüm faaliyetlerde yer almış ve pek çok kısa film çekmiş. 1998 yılında çektiği ilk uzun metraj filmi olan Following’de üniversitedeki arkadaşlarının yardımı ve emeği çok olmuş. Ayrıca bu filmin çekiminden önce evine hırsız giren Nolan, hırsızların kendisi ve hayatıyla ilgili neler düşünmüş olabilecekleri üzerine kafa yorduktan sonra bu konuyu filme ilham almış. Filmde, işsiz bir yazarın takıntılı bir şekilde insanların evlerine girip hayatlarının ayrıntılarını öğrenmesi anlatılıyor.

image

2001 yılında büyük yankılar uyandıran ikinci filmi Memento – Akıl Oyunları geldi karşımıza. Senaryosu, farklı kurgusu ve film noir havası ile gerilim filmleri içinde derin izler bırakarak kült filmler arasına yerleşti.

image

2002 yılına geldiğimizde ise 1997 Norveç yapımı bir film olan İnsomnia’nın yeniden çevrimini yaptı Nolan. Başrollerini Al Pacino ve Robin Williams’ın paylaştığı bu psikolojik gerilim filmi, klişe polisiye senaryosu ve de Alaska’nın alacakaranlık atmosferi ile birleştiğinde çıtayı düşürmüştü bana kalırsa.

image

2005 yılında Batman Begins / Batman Başlıyor’u, karakterin tüm geçmişini ele alarak sinemaya taşıdı Nolan ve olumlu eleştiriler aldı. Ardından 2008 yılında devam filmi olan The Dark Knight / Kara Şövalye geldiğinde ise yer yerinden oynadı tabir yerindeyse. Ve film, gelmiş geçmiş en iyi filmler arasına yerleşti. Üçlemenin son filmi ise 2012 yılında vizyona giren The Dark Knight Rises / Kara Şövalye Yükseliyor idi. Tüm zamanların en çok izlenen filmleri arasında olup büyük bir gişe başarısı yakalasa da Nolan için üçlemenin en zayıf halkasıydı bu son film.

image

2006 yılında The Prestige isimli filmde anlattığı, birbirine rakip iki ilüzyonistin hayatı nefes kesicidir. Film atmosferi, yansıttığı dönem ruhu, detayları, oyunculukları ve finali ile yönetmenin en iyi üç filmi arasındadır.

image

2010 yılında izlediğimiz bir “rüya” olan Inception / Başlangıç ise pek çok izleyici için soru işareti olmaktan öteye gidememiştir. Benim için “iyi” bir filmdir ama; “çok iyi” bir Nolan filmi değildir.

image

Sinema kariyerinde gelmiş olduğu yeri sonuna kadar hakettiğini düşündüğüm Nolan bize ilerlediğini, geliştiğini gösterdiği filmlerle karşımıza gelirken zaman zaman da çizgisinden sapıyor nedense. Kronolojik olarak filmlerine baktığımızda sanki iki ileri bir geri hali görüyoruz ki; bir süre sonra bizde de “Nolan bunu hep yapıyor.” gibi bir kabullenme havası oluşuyor.

Filmlerinin başarısını gözlem yeteneğine bağlıyor. Bunu körükleyenin de merak duygusu olduğunu ekliyor. “Merak ettiğim için sürekli duruyor ve hayatı, insanları gözlemliyorum. Derine inmeyi, gördüğümüzün de altında olana ulaşma çabasını seviyorum. Bu da ister istemez filmlerime yansıyor.” diyor.

image

Sinemasal anlamda “yeni” adına bir şey yapıp yapmadığı ise tartışılır. Ben başarısının daha çok sınırlarını biliyor oluşundan kaynaklandığını düşünüyorum ve yaptığı kurgulara bağlıyorum biraz da.
Filmlerine baktığımızda öykülerin çok da matah olmadıklarını ve hatta yer yer klişe çizgisine yaklaştığını bile söyleyebiliriz. Ancak Nolan, erkek kardeşi Jonathan’ın da desteği ile senaryo ve kurgu anlamında bir imza atıyor filmlere. Ki; bunu Memento ve Batman Begins’de daha detaylı gördüğümüzü söyleyebilirim. Özellikle Batman Begins bir çizgi roman karakterinin yaklaştığı gerçeklik ile takdiri, alkışı hakediyordu.

Dahi, tutucu , yenilikçi, sınırlı gibi pek çok farklı üslupla değerlendiriliyor olsa da; yaratıcı bir akla, sağlam bir hayalgücüne, gözlemlerini kamera önüne taşıyan iyi gözlere sahip ve kendini kanıtlamış, yerini sağlamlaştırmış bir yönetmen Christopher Nolan. Henüz 44 yaşında ve filmleri akıllarda da listelerde de üst sıralarda.

Ez cümle; sanırım kendi başarı çizgisinin biraz eğimli olmasını seven insanlardan biri. Hep daha iyiye gitmenin de sonuç olarak bir tekdüzelik olduğunu düşünüyor gibi; bakış açısı!

İyi okumalar, iyi seyirler!

Seda Yıldız

' Sinema, erkek bakış açısıyla yazılmış kadın tarihidir. ' / Godard
Seda Yıldız

Bir de Buna Bakalım

Sürprizsiz Bir Oscar Gecesi (2019)

Bu yıl 91. kez düzenlenen tören ile sahiplerine ulaşan Oscar Ödülleri, sürprizsiz kazananları ve 30 …

Bir Cevap Yazın